Sensizlik nasıl yazılacak? Bir başkası olsa ve ona anlatsam,diğerleri yorum yapacak! Ya kendi yorumlarım? Onların doğruluğunu kim yargılayacak? Yine ben,yine ben olacağım terazi de... Dört dost'a gerek yok,dört hüküm...
Ölsek,toprak kabul eder,yaşasak,insanlar..Ne sıkıntım var.Ah Ben...
Seni o kadar çok seviyorum ki .. Bir kelebeğin kozasından çıkma azmi kadar, Bir yengecin okyanus kenarında doğup da,yuvasına gitme isteği kadar çok... Seni ne denli çok sevdiğimi...
Yalnızlık insanı yazmaya sürüklüyor.Aslında bir çok sebepten bir tanesi...Sensizlik de olabilir bu...Sebep ne olursa olsun yine elimi kelimelerin üstünde buldum...istediğim de bu neticede... işte böyle bir...
Susuşların tümünü bana neden armağan ettin ki? Ben sana bu kadar kötü ne yaptım,bir türlü anlamadım. Düşünüyorum,sade,kasıntısız,tepkisiz nasıl yaşarım diye...Ama ne yazık ki olmuyor.Hani yazmak istediğim bir...
Ve bizim hayatımız,kesiştiği noktadan ayrıldı.Zaman ne de hızlı geçermiş...Ben hikayelerimi okurken,zannederdim ki hiç geçmeyecek! Şu an ne mutluyum ne de mutsuz.Bilinmez bir araf işte.Etrafıma bakıyorumda,kimse yok...Var...
Gecelerde yatağıma girince bir okyanusun huzurunu bulamıyorum artık.Bir dağ başı meltemini hissedemez oldum.Nerede o rüzgar nakışlı ezgiler? Ben mi yaşlanıyorum,beden mi ruhsuzlaşıyor? Uçurumlar bile...
Şiir,okuyanı olunca şiir oluyorsa, Ne şairdir şiiri yazan Ne de şiirdir şairin yazdığı. Bence şiir şiirdir. Okuyanı olsa da mısralarını, hiç bilinmese de satırları, Şiir daima şiirdir. Kağıtta durduğu sürece, Kalem ile...
Kırık topuklarında buluyorum seni Akmış rujunda,gözyaşı sağnağında... Yeni moda dergilerin kapaklarında, kısa etekli,pedikürlü,çok çekicisin. Dilim varmıyor söylemeye,içimde ukde kaldı Sen taksim gazinosunda gezerek rahatlıyorsun. Ben kaldırım taşlarında adımlamaktayım. Anla beni ne...
Benim mutluluğum seni mutlu eder mi? Şöyle ya da böyle yaparsan mutlu olursun denildiğinde,onun mutlu olduğu işi yapmak,kendimi kandırmak değil mi? Sırf kabul ettiğim...
Antik devirde rüya tabircisi,söyleyemediklerini zarfa koydu ve mühürledi.Büyük bir esrarın başlangıcıydı bu muamma,kimse öğrenemedi,bilemedi;bilemeyecekte. Kuşlar uçuyor ve bulutlar yine aynı yerden geçiyor.Gecelere kurşunlar birer birer...
Öldüğünde dahi güzeldin. Sabah melteminde adını fısıldadılar Olurmuş demek böyle mucizeler Benim hayatımda da .. Namaz vakti geçiyordu Sen ölürken. Bir bilene sordular seni Adı neydi? Müezzin telkin verdi Bir kişi... ...
Sun-kamer'e hitaben; Seni anlamak yalnızlığı tanımlamaktır.Kimsesizliğinin buğusunda kaynayan düşüncelerinin,boy aynamda yansıması.Kaynayan akıl doktrinlerinin,cadı kazanında buharlaşmasını görmek...Seni akıl almaz,göz görmez:''Sen,her şeyin içinde...
Bugün takvimler hüzün düşürdü,bulut hüzün damlattı.Yaratılan hüznü bir sanrıdan öteye götüremedi,acı zannetti.Yaşanılan her hüzün,anlam için bir yoldu. Çizgiler çekiliyor her takvimde,yoluma.Yol ki gittikçe kısalırken,uzadığı zannedilen o...
''Son Patika''ya itafen:''Uzunca zaman önce verilen sözüm'' Asıl olanın aslından ne istenir ki? Varlık bir sırken,yokluğu sır derecesinde görmek...Büyük yanılgı.Asıl olan ile varlık arasındaki ilişki,dünyanın...
Yaratmak..Bir insan,bir fikir,bir hayat yaratmak...Kendi içimden,kendimize göre bir yaşam serüveni.Kırılmayan,incinmeyen,sürekli ve akışkan...Sorgusuzluk içinde ve anların merkezinde.Antik çağlardan kalma bir rüya olmalı bu.Özü taa antik...
''Git,git Sen yine dokuz iklim Dokuz derya aşırı git. Günün birinde geri döndüğünde, benim yerine komşuların gösterecekleri bir toprak tümseği bulacaksın.'' Derdim dünya atlasında bir yer bulmak Orada zamanı belli...